Merhaba değerli Moment Expo okurları,
Makine imalat sanayisi konsolide verilerine göre; ocak-temmuz döneminde serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatımız yüzde 1,7 artışla 16,5 milyar dolara yükseldi. İhracat artışındaki en büyük etken ise miktar bazındaki düşüşe rağmen ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 9'luk yükselişti. Bu dönemde en fazla makine ihracatı yapılan iki ülke yüzde 8,4 artışla 2 milyar dolar seviyesine yaklaşan Almanya ile ihracatın yüzde 28,9 yükselerek 1,4 milyar dolar seviyelerine geldiği ABD olurken, yedi aylık dönemde makine ihracatının 95 milyon dolara yaklaştığı Suriye pazarında da geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 51,4'lük bir artış yakalandı.
Türkiye ve Suriye hükümetlerinin çabalarıyla canlanan ticaret koridorları ve orta vadede hedeflenen 10 milyar dolarlık ikili ticaret perspektifi için çok elverişli bir dönemde bulunduğumuzun altını çizen MAİB Yönetim Kurulu Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz ise bölge ticaretinde önemli bir finansman desteğine ihtiyaç duyulduğuna vurgu yapıyor: "Suriye pazarında krizin tam ortasında elde ettiğimiz bu güçlü konumu koruyabilmemiz için rakiplerimizin devlet destekli agresif finansman hamlelerine karşı direncimizi sürdürebilmemiz gerekiyor. Bu da sahadaki operasyonel gücümüzü destekleyecek finansman araçlarının devreye alınmasına bağlı. Ancak Suriye'nin, Türk Eximbank risk sınıflandırmasında en yüksek risk grubu olan 7'nci Kategoride yer alması; ihracatçılarımızın karşısına önemli bir finansal ve bürokratik engel olarak yüksek prim oranlarını çıkarıyor. Suriye'nin, Türk Eximbank nezdinde riskli ülkeler kapsamından çıkarılmasının tam zamanı olduğunu düşünüyoruz. İhracat kredi sigortası süreçlerinde esneklik sağlanması ve pazara özel Türk Eximbank destek mekanizmalarının ivedilikle kurgulanması gerektiğine inanıyoruz. İhracatçıların risk primi yükünü hafifletecek ve rekabetçi gücünü pekiştirecek bu adımlar, hem Türk makine sektörünün bölgedeki lider varlığını teminat altına alacak hem de Suriye'nin yeniden yapılanma sürecine çok daha etkin biçimde omuz vermemizi sağlayacaktır."
Gelelim Moment Expo'nun bu sayısındaki içeriklerimize... Moment Expo'nun bu sayısında "Kapak" konusu ise Makina İmalatçıları Birliği'nin (MİB) hazırladığı çok önemli bir dijital rehbere ayırdık. Bilindiği üzere, Türkiye'de 2026 yılı itibarıyla tam olarak uygulanmaya başlanan yeni Yerli Malı Tebliği, kamu alımlarında ve belgelendirme süreçlerinde köklü değişiklikler getiriyordu. SGM-2024/10 Sayılı Tebliğ ile işletmelerin Yerli Malı Belgesi alma şartları dijitalleşerek sadece beyana dayalı olmaktan çıkıp, çok daha denetlenebilir ve şeffaf bir yapıya kavuşmuştu. MİB'in hazırladığı kapsamlı dijital rehber, yeni dönemin detaylarını, getirdiği mekanizmaları ve yerli üretim ekosistemine sağladığı avantajları tüm hatlarıyla inceliyor. Tebliğin sunduğu avantajlar büyük olsa da sistemin getirdiği şeffaflık beraberinde önemli sorumluluklar da doğuruyor. Yeni sistem, hazırlıksız firmalar için bazı riskleri barındırırken, eksik tedarikçi belgesi sunmak, maliyet hesabını yanlış yapmak, kapasite raporunu güncel tutmamak, hatalı katsayı kullanmak, ithal girdiyi yanlış sınıflandırmak veya basit bir montaj işlemini "yerli üretim" gibi sunmaya çalışmak ciddi yaptırımlara yol açabiliyor. Dolayısıyla, Yerli Malı Belgesi almak isteyen firmaların bu rehberi ve ilgili kurumların yayımlarını dikkatle inceleyip aksiyon almaları şiddetle tavsiye ediliyor.
Moment Expo'nun bu sayısındaki dikkat çekici bir başka içeriğimiz ise Ağaç İşleme Makine Sanayicileri Derneği (AİMSAD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Arif Onur Kaçak'ın AB'de 2027'de uygulanmaya başlayacak Yeni Makine Regülasyonuna ilişkin makalesi oldu. Avrupa Birliği pazarına makine ihraç eden firmalar için 2027, yeni bir uyum döneminin başlangıcı olacak. Teknik dosyalardan risk değerlendirmelerine, yazılım güvenliğinden makine öğrenmesi kullanan güvenlik bileşenlerine kadar birçok başlık, Yeni Makine Regülasyonu ile yeniden ele alınırken, Arif Onur Kaçak makalesinde, düzenlemenin Türk makine sektörüne getireceği değişiklikleri, üreticilerin karşılaşacağı yeni sorumlulukları ve Türk firmalarının Avrupa pazarındaki konumlarını korumak için bugünden yapması gereken hazırlıkları bakın nasıl anlatıyor?
Sağlıklı günler ve keyifli okumalar diliyorum,
