DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ EKONOMİLERİNDEN BİRİ OLAN FRANSA, HALEN TÜRKİYE'NİN MAKİNE İHRACATINDA DA EN ÖNEMLİ ÜLKELERDEN BİRİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR. 17'NCİ YÜZYILDAN İTİBAREN KÜRESEL ÖLÇEKTE ÖNEMLİ BİR ÇEKİM VE GÜÇ MERKEZİ OLAN FRANSA, İKİ DÜNYA SAVAŞINDA YAŞADIĞI YIKIMA RAĞMEN BUGÜN AVRUPA'NIN İKİNCİ, DÜNYANIN YEDİNCİ BÜYÜK EKONOMİSİNE SAHİP BULUNUYOR.

FRANSA CUMHURİYETİ
YÜZ ÖLÇÜMÜ
643.427 km² (Deniz aşırı topraklarıyla birlikte)
NÜFUS
68,6 milyon (2025 yılı tahmini)
ÖNEMLİ ŞEHİRLER
Paris (Başkent), Marsilya, Lyon, Toulouse, Nice, Nantes, Strasbourg, Montpellier, Bordeaux, Lille
ETNİK GRUPLAR
Ülkede hâkim etnisiteler Fransız, Bask, Bröton, Katalan, Alzaslı ve Korsikalılardır. Ancak ülkede yoğunluklu olarak Arap-Berberi, Türk, Ermeni ve denizaşırı bölgelerden gelenler de bulunuyor.
DİL
Fransızca (Resmi Dil), ancak ülkede yerel olarak Bask, Bröton, Katalan, Alzas ve Korsika dilleri de konuşuluyor.
DİN
%52,5 Hristiyan
%10 Müslüman
%1 Yahudi
%1,5 Diğer din ve inanışlar
%35 İnançsızlar
PARA BİRİMİ
Euro (EUR)
1 Dolar: 0,86 EUR (23 Mart 2026 itibarıyla)
CIA The World Factbook ve T.C. Dışişleri Bakanlığı Fransa Cumhuriyeti Künyesi
Dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden biri olan Fransa, halen Türkiye'nin makine ihracatında da en önemli ülkelerden biri olmayı sürdürüyor. 17'nci yüzyıldan itibaren küresel ölçekte önemli bir çekim ve güç merkezi olan Fransa, iki dünya savaşında yaşadığı yıkıma rağmen bugün Avrupa'nın ikinci, dünyanın yedinci büyük ekonomisine sahip bulunuyor. Makine ihracatı ve ithalatında da dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan Fransa, 2025'te yaptığı 668 milyar dolarlık ihracatın yüzde 14,2'sini makine sektöründen elde etmiş; benzer şekilde 777 milyar dolarlık ithalatın yine yüzde 14,2'sini de makine ithalatına harcamıştı. Aynı dönemde Fransa, toplam makine ithalatında 24'üncü sırada yer alan Türkiye'den de 1 milyar dolara yakın makine ithalatı gerçekleştirmişti.
Dünyanın en büyük yedinci ekonomisi konumunda bulunan Fransa, güçlü sanayi altyapısı, çok sayıda büyük ölçekli ulusal şirketi ve uluslararası nitelikteki önemli fuarlara ev sahipliği yapması sayesinde geniş ticari fırsatlar sunmaya devam ediyor. Yaklaşık 69 milyonluk nüfusuyla Fransa, Almanya'nın ardından Avrupa Birliği'nin (AB) en kalabalık ikinci ülkesidir. Ülkede 2025 yılı itibarıyla işsizlik oranı yaklaşık yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşirken, bu durum büyük ölçüde iş gücü piyasasında uygulanan görece katı düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. İstihdamın sektörel dağılımı incelendiğinde, iş gücünün yaklaşık yüzde 78'inin hizmetler sektöründe, yüzde 19'unun sanayi sektöründe ve yüzde 3'ünün tarım sektöründe yer aldığı görülür. Hizmetler sektöründeki istihdamın son 10 yılda istikrarlı bir artış eğilimi göstermesi, Fransa ekonomisinin yapısal dönüşümünü ve gelişimini sürdürdüğüne işaret etmektedir.
Fransa'nın gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH), 2025 yılında 3,4 trilyon dolar olarak gerçekleşmesi beklenirken, bu büyüklük Fransa'yı Avrupa'da Almanya ve Birleşik Krallık'ın ardından üçüncü sıraya yerleştirmektedir. Ülkenin 2026 yılındaki büyüme beklentisi ise yüzde 1'e yakındır. BM İstatistik Bölümü verilerine göre Fransa, 2025 yılında 668,3 milyar dolar tutarında ihracat ve 776,8 milyar dolar tutarında ithalat gerçekleştirmiştir. Fransa'nın başlıca ticaret ortakları arasında Almanya, İtalya, Belçika ve İspanya gibi ülkelerin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri ve Çin yer almaktadır.

DÜNYANIN EN BÜYÜK İKİNCİ SÖMÜRGE İMPARATORLUĞUYDU

Fransa ismi, "Frankların yurdu" anlamına gelen "Francia" sözcüğüne dayanıyor. Ancak "Frank" sözcüğünün kökeniyle ilgili pek çok farklı iddia var. Bunlardan biri, bu sözcüğün kökeninin ön Cermen dillerinde cirit, kargı, mızrak gibi anlamlara gelen "fran-kon" olduğuyken, bir başka köken varsayımı da frank teriminin eski Cermen dillerinde özgür anlamına gelen "frei" sözcüğünden geldiğidir. Bugünkü Fransa topraklarında yapılan arkeolojik kazılar, bölgedeki en eski insan izlerini 1,8 milyon yıl öncesine tarihlendirmektedir. Tarihî devirlerde bölgede bilinen ilk yerleşimler MÖ 7 binli yıllarda başlamış ve MÖ 4'üncü bin yılda tarımsal faaliyetlere başlanmıştır. MÖ 6'ncı yüzyılda Akdeniz'de koloniler kuran Yunanlar, bugünkü Marsilya şehrini kurmuş ve takip eden yüzyıllarda hâkimiyetlerini iç bölgelere doğru genişletmiştir. MS 2'nci yüzyılda itibaren bölgede Hristiyanlık yaygınlaşmaya başlarken, Galya ve Roma hâkimiyetlerinin ardından 5'inci yüzyılda Attila liderliğinde Hun akınlarına uğrayan bölge, aynı yüzyılın sonlarında Frankların hâkimiyetine girmiştir. 8'inci yüzyıl başlarında kurulan ve Şarlman döneminde bir imparatorluk hâline gelen Karolenj Devleti ise bugünkü Orta ve Batı Avrupa'nın büyük bölümünü hâkimiyeti altına almayı başarmıştır. Papa III. Leo tarafından taç giydirilen ve Kutsal Roma İmparatoru ilan edilen Şarlman ile önemli bir siyasi güç elde eden devlet, ölümünün ardından 843 yılında Verdun Anlaşması ile Orta, Doğu ve Batı Frank krallıkları olmak üzere ayrılmıştır. Batı Frank Krallığı günümüz Fransa'sının temelini teşkil etmiştir. 9 ve 10'uncu yüzyıllarda Viking istilaları devlete büyük zararlar vermiş, yine bu dönemde feodalite ortaya çıkmıştır.
Esas gücüne 15'inci yüzyılda kavuşan Fransa'nın uzun savaşların ardından ülkedeki İngiliz varlığını ortadan kaldırılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı Devleti ile geliştirilen münasebetler ve yapılan anlaşmalarla kıtada özellikle İspanyollara ve Almanlara karşı önemli avantajlar elde edilmiştir. Bu yüzyıl aynı zamanda ülkede mezhep çatışmalarının da baş gösterdiği bir dönem olmuştur. 1560'lardan başlayarak yüzyıl sonuna kadar devam eden savaşlarda milyonlarca insan savaş, kıtlık, açlık ve salgın hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmiştir. 1643 yılında tahta çıkan ve 72 yıl ülkeyi yöneten XIV. Louis, Fransa Krallığı'nın en önemli ismi olarak öne çıkmıştır. Bu dönemde ülke siyasi, askerî, ticari, kültürel ve sanatsal açıdan önemli atılımlar göstermiştir. İngiltere ve Habsburg Hanedanı'na karşı üstünlük kurulmaya çalışılırken, sömürgecilik faaliyetleri de hız kazanmıştır. 20. yüzyılın ortalarına kadar devam eden sömürge faaliyetleri boyunca Fransa, Güney Amerika'dan Sahra altı Afrika'ya, Mağrip coğrafyasından Çinhindi'ne kadar dünyanın dört bir yanında onlarca ülkeyi yüzlerce yıl sömürmüştür. Sömürdüğü topraklarda halkı soykırıma tabi tutan, milyonlarca insanı katleden, milyonlarcasını köleleştirip vatanlarından kopartarak farklı coğrafyalarda çalışmaya mecbur bırakan Fransa, Cezayir'den Senegal'e, Vietnam'dan Madagaskar'a, Mali'den Haiti'ye, Çad'a kadar onlarca ülkenin tüm zenginliklerini ülkesine taşıyarak bugün temsilcisi olduğu iddiasındaki "yüksek medeniyet seviyesine" erişmiştir.
18. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkan ve giderek gelişen fikrî hareketler, 1789 yılında Fransız İhtilali ile sonuçlanmış, ihtilalin ardından monarşi kaldırılarak cumhuriyet rejimi benimsenmiştir. Bu süreç aynı zamanda gerek Avrupa'da gerekse Osmanlı Devleti ve dönemin diğer büyük devletlerinde ciddi siyasi, fikrî ve kültürel sonuçlara yol açan bir domino etkisi oluşturmuştur. Fransa Birinci Dünya Savaşı'nda galip devletler arasında yer alsa da savaş sonrasında ciddi ekonomik kriz yaşamıştır. Benzer bir tabloyu İkinci Dünya Savaşı'nda da yaşayan Fransa, özellikle Alman işgaliyle büyük ölçüde tahrip olmuştur. Müttefik Devletler safında savaşa katılan Fransa, İkinci Dünya Savaşı'ndan da galip ayrılmış ve yeni oluşturulan dünya siyaset düzeninde Birleşmiş Milletlerin kurucuları ve Güvenlik Konseyi'nin mutlak veto yetkisi bulunan beş daimî temsilcisi arasında yer almıştır.
AVRUPA'NIN GÜÇLÜ EKONOMİSİ

Fransa, gelişmiş ve çeşitlendirilmiş ekonomisi ve 3,4 trilyon dolarlık GSYİH'si ile dünyanın en büyük yedinci ekonomisidir. Ancak son yıllarda diğer kıta Avrupası devletleri gibi Fransa da çeşitli ekonomik sorunlarla karşı karşıyadır. Bunların başında; giderek artan işsizlik, nüfusun yaşlanması, yavaş seyreden büyüme oranları, sosyal güvenlik sisteminin ekonomiyi taşımakta zorlanması, bütçe açıkları ve ucuz iş gücü nedeniyle yatırımların gelişmekte olan ülkelere kayması gelmektedir. Ülkedeki siyasi istikrarsızlık ve ABD'de Trump yönetiminin ticaret politikasındaki belirsizlikler 2025 yılında büyümenin yavaşlamasına neden olmuştur. 2025 yılında yavaşlayarak yüzde 0,7 olan GSYİH artış hızının 2026 yılında biraz artışla yüzde 0,9 olması beklenmektedir. Ancak bu oran yine de yüzde 1,2 olan Euro Bölgesi ortalamasının altındadır. Yakın vadede ekonomik faaliyetlerin siyasi durumla ilgili artan belirsizlik, ABD tarifelerinin etkisi ve küresel ticaret politikasının öngörülemezliği nedenleri ile yavaşlaması ve yatırım harcamalarının olumsuz etkilenmesi beklenmektedir. 2025 yılının ilk yarısında büyümenin tek kaynağını envanter yatırımları oluştururken, iç talep ve net ticaret daralmıştır. Ancak orta vadede büyümenin güçlenmesi beklenmektedir.
Ülke ekonomisi büyük oranda istihdamın ve millî gelirin dörtte üçünü karşılayan hizmet sektörüne bağlıdır. Oldukça gelişmiş durumdaki sanayi sektörünün ekonomideki payı yüzde 25 civarındadır. Öne çıkan sektörler; turizm, makine, kimya, otomobil, metalürji, uçak, tekstil, gıda ve elektroniktir. Yüzde 2,5 paya sahip olan tarım sektöründe yetiştirilen başlıca ürünlerse buğday, tahıl, şeker pancarı, üzüm ve buna bağlı olarak şarap, zeytin ve patatestir. Ayrıca balıkçılık, hayvancılık ve süt endüstrisi de gelişmiştir.
Turizm ülkenin en önemli gelir kaynaklarından biridir. Yılda 100 milyona dayanan ziyaretçi sayısıyla Fransa bu alanda dünyada ilk sırada yer almaktadır. Özellikle başkent Paris ve şehirde yer alan Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi gibi yapılar tüm dünyadan her yıl 10 milyonlarca ziyaretçi ağırlamaktadır. Ülkenin 2025 yılı turizm gelirlerinin ise 77,5 milyar avro olması beklenmektedir.


DIŞ TİCARET AÇIĞI 110 MİLYAR DOLARA YAKLAŞIYOR
Fransa, enerji alanında önde gelen ülkelerden biridir. Ülkenin ana üretim ve dağıtım firması Electricité de France, aynı zamanda dünyanın en büyük elektrik üreticilerinden biridir. Sahip olduğu 58 nükleer santralle dünyada en fazla nükleer santral barındıran ülke konumundaki Fransa, enerji ihtiyacının yüzde 70'ten fazlasını bu santrallerden karşılamaktadır. Ülke aynı zamanda kömür, demir, boksit, çinko, uranyum başta olmak üzere pek çok doğal kaynağa sahiptir.
Fransa'nın ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,6 artarak 668 milyar dolar olmuştur. Ülkenin ithalatı ise aynı dönemde yüzde 4,9 artarak 777 milyar dolara yükselmiştir. Ülkenin 2025 yılı ihracatında önem arz eden başlıca ürünler; makineler, mekanik cihazlar ve aletler, motorlu kara taşıtları, elektrikli makine ve cihazlar, eczacılık ürünleri, plastikler ve mamulleri, optik, fotoğraf, ölçü, tıbbi aletler ve cihazlar, hava taşıtları, demir veya çelikten eşya, organik kimyasallardır.
Ülkenin 2025 yılı ithalatında önem arz eden başlıca ürünler; makineler, mekanik cihazlar ve aletler, motorlu kara taşıtları, mineral yakıtlar, yağlar, elektrikli makine ve cihazlar, eczacılık ürünleri, plastikler ve mamulleri, optik, fotoğraf, ölçü, tıbbi aletler ve cihazlar, demir veya çelikten eşya, organik kimyasallardır.
TÜRKİYE İLE TİCARETİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
Türkiye ile Fransa arasında yüzlerce yıllık köklü bir geçmişe dayanan oldukça sıkı siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler mevcuttur. İki ülke arasındaki ilk siyasi temaslar 15'inci yüzyılın sonlarında II. Bayezid döneminde kurulmuş, Kanuni Sultan Süleyman döneminde başlatılan kapitülasyonlar ikili ilişkileri özel bir boyuta taşımıştır. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin Fransa ile olan dış ticaretinde Fransa'nın artıda olduğunu görüyoruz. 2025 yılında Fransa'ya ihracatımız 11,2 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Fransa'dan ithalatımız ise 12,8 milyar dolar olarak kayda geçmişti.
İki ülke arasındaki ticaretin detaylarına inildiğinde, Türkiye'den Fransa'ya ihraç edilen başlıca ürünler; motorlu kara taşıtları, makineler, elektrikli makine ve cihazlar, örme giyim eşyası, demir ve çelikten eşya, plastikler ve mamulleri, mobilyalar, mineral yakıtlar ve yağlar ile meyveler olduğu görülüyor. Benzer şekilde, Türkiye'nin Fransa'dan ithal ettiği başlıca ürünler de motorlu kara taşıtları, hava taşıtları, makineler, elektrikli makine ve cihazlar, demir ve çelik, plastik ve mamulleri, kozmetikler, optikler ve ölçü cihazları, ilaçlar ve kimyevi maddeler olarak sıralanıyor.
MAKİNE İHRACATIMIZI ARTIRABİLİRİZ
Fransa'nın makine özelinde ticaret rakamlarını incelediğimizde, BM İstatistik Bölümü verilerine göre, ülkenin makine ihracatının 2025'te yüzde 11,4 artarak 94,8 milyar dolar olarak kayda geçtiğini görüyoruz. Fransa'nın en çok makine ihraç ettiği ülkeler sıralamasında ilk sırada 15,4 milyar dolarla Almanya yer alırken, ikinci sıradaki ABD 2025'te Fransa'dan 12 milyar dolarlık makine alımı yaptı. Üçüncü sıradaki Birleşik Krallık'a da 7,4 milyar dolarlık makine ihraç edildi. 2025'te Türkiye ise Fransa'dan gerçekleştirdiği makine ithalatında yüzde 1,2'lik artışla 12'nci sırada yer aldı ve 1,9 milyar dolar değerinde makine alımı yaptı. Bu dönemde Fransa'nın Türkiye'ye gerçekleştirdiği 11,8 milyar dolarlık toplam ihracat içindeki makinenin payı da yüzde 15 olarak kayda geçti. Aynı dönemde Fransa'nın toplam ihracatının 668,3 milyar dolar olduğunu ve makine ihracatının toplam ihracattan yüzde 14,2 pay aldığını da söyleyelim.
Diğer yandan, makine ithalatının, 776,8 milyar dolarlık toplam ithalattan yüzde 14,2 pay aldığı Fransa'da, 2025'te yüzde 10,4'lük artışla 110,3 milyar dolar tutarında makine ithal edildi. BM İstatistik Bölümü verilerine göre Fransa'nın en fazla makine ithal ettiği ilk 10 ülke listesinin ilk sırasında 17,3 milyar dolarla ABD yer alırken, listenin ikinci sırasında bulunan Çin'den 17 milyar dolar değerinde makine ithal edildi, üçüncü sıradaki Fransa'dan da 16,5 milyar dolarlık makine alımı yapıldı. Bu dönemde Fransa'nın Türkiye'den gerçekleştirdiği makine ithalatı ise yüzde 3,2'lik artışla 989,7 milyon dolar oldu. Türkiye bu dönemde, Fransa'nın makine ithalatında 24'üncü sırada konumlandı.
Bu veriyle, Fransa'nın toplam 110,3 milyar dolarlık makine ithalatından 2025'te Türkiye'nin aldığı payın yüzde 0,9 seviyesinde gerçekleştiğini; Fransa'nın Türkiye'den yaptığı 11,2 milyar dolarlık toplam ithalat içindeki makinenin payının ise yüzde 8,8 olarak kayda geçtiğini hatırlatalım.

FRANSA İLE TİCARETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
- Sosyal ya da resmi her türlü etkinlikte, ortama girdiğinizde ve oradan ayrılırken herkesin elini sıkmanız beklenir. El sıkma hafif şekil olmalı ve göz teması kurulmalıdır. Erkekler kadınlara ellerini uzatırlar. Ancak tokalaşırken eli çok sert sıkıp 3-4 kere sallamayın, bu üstünlük kurmaya çalıştığınız anlamına gelir.
- Fransa'da resmi olarak soy isim ile hitap edilir. Muhatabınız kendisine ilk ismiyle hitap etmenize izin verinceye kadar soy ismi ve unvanıyla birlikte hitap etmeniz doğru olur. İsimlerini kullanmadan "Mösyö, Madam ya da Matmazel" olarak da hitap edebilirsiniz.
- Akademik unvanlar çok önemlidir. Muhatabınızın tüm unvanlarını bilmeniz ve hitap ederken tamamını kullanmanız beklenir.
- Fransızlar modanın merkezi olmakla övündüğü için, Fransızlar için iki intiba çok önemlidir. Temiz, düzgün ve şık kıyafet ile bakımlı ve tıraşlı bir yüz ya da bakımlı bir sakal iyi bir etki bırakır.
- Yemek ve içmek Fransız kültürünün çok önemli bir parçasıdır; yemekler uzun sürebilir. Eğer akşam yemeğine davet edilirseniz, yemek süresince iş konuşmayın; Fransızlar akşam yemeğinde iş konuşmaktan hoşlanmazlar. Ancak tatlı servisinden sonra iş konuşmaları yapılabilir.
- İş yemekleri genellikle restoranlarda düzenlenir. Öğlen yemekleri kişiler için özel zaman ve kutsal olarak nitelendirilir, bu sebeple 12.00-14.00 arasında kimseyi telefon etmemek ve randevu istememek kibarlık sayılır. Ancak son zamanlarda öğlenleri de iş yemekleri düzenlenmeye başlanmıştır.
- Fransa'da ilk buluşma haricinde küçük hediye değişimleri yapılabilir. Örneğin ofis aksesuarları ve kitap hediye edebilirsiniz. Ancak şirket logolu hediye tercih etmeyin. Ayrıca asla Fransız muhatabınızın evine hediye göndermeyin.
- Fransızlar için kibarlık ve nezaket öncelikli niteliklerdir. Kaba davranışlar asla unutulmaz ve affedilmez, incitilmiş olsanız bile asla hakaret etmeyin.
- Fransız tarihi ve kültürü hakkında bilgi sahibi olduğunuzu gösterin.
- Fransızların politik görüşlerini açıklamayın ve Napolyon'u asla eleştirmeyin.
- Çok çalışma takdir görür ancak "işkolik" insanlardan hoşlanılmaz.
- Salona giriş ve oturma düzeni unvanlara göre yapılır.
- İş için yere gittiğinizde kartınızı sekreteryaya bırakmayın ve toplantıya katılan herkese kartınızı vermeniz beklenir. Kartınızın İngilizce ve Fransızca olarak çift taraflı bastırmanız yerinde olur. Kartınıza tüm unvanlarınızı tam yazılması önemlidir. Fransa'da soyadları büyük harfle yazılır.
- Fransızlar, toplantı amacı ve konusunun açık ve detaylı olmasını isterler. Sizin de açık ve net olmanızı beklerler. Toplantılar detaylı bir gündem çerçevesinde yapılır. Sunumların çok iyi hazırlanmış, açık, kapsamlı ve resmi bir şekilde sunulması istenir.
- Fransızlar toplantıda doğrudan konuya girer, fakat kararlar oldukça yavaş alınır. Fransa'da iş görüşmeleri karar almak için detayları, konuları ve detayları görüşmek için yapılır. Sizinle yapılan görüşme sonrası karar almak için kendi içlerinde de görüşürler.
- Fransızlar çok sert ve rahatsız edici pazarlama yöntemlerini sevmezler. Uzun vadeli düşünürler.
- Satış için acele edilmesini, ürünün kalitesizliğine bağlarlar. Bu nedenle sabırlı ve ileriyi düşünen bir satış stratejisi izlemeniz tavsiye olunur.
- Fransızlar dilleriyle gurur duyarlar. Bu nedenle Fransızca bilmeniz büyük takdir görür. Fransızlar İngilizce bilirler ancak mecbur kalmadıkça konuşmayı tercih etmezler.
- İş insanlarının resmi ve muhafazakârdır. İş ilişkilerinin düzenli ve iyi organize edilmesini beklerler.
- Fransızlara asla servetleriyle ilgili soru sormayın, siz de servetiniz ve sahip olduklarınızla övünmeyin.
- Fransızlar herkesin içinde tartışmaktan hoşlanmazlar. Kontrollü ve düzeyli tartışmaları daha tercih ederler.
- Temmuz ve ağustos ayları ile Noel ve Paskalya tatillerinden iki hafta öncesinde ve sonrasında randevu almaya çalışmayın.
Kaynak: 1- Özkan Aydın, "Uluslararası İş Kültürü" s. 110-117, 2- Ticaret Bakanlığı, Fransa İş Kültürü Sayfası
